Son Yazılar

Kategoriler

Arşivler

Meta

Cumhurİyet DÖnemİ Edebİyati (1923-1940)

Mayıs 14, 2008

Cumhuriyetin ilanından sonra edebiyatımız, çağdaş anlayışlar doğrultusunda gelişmesini başarıyla sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında “Beş Hececiler” olarak adlandırılan şairler topluluğu, en parlak dönemlerini yaşamaktaydı. Yine bu yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın etkisiyle edebiyatta genel olarak Anadolu’ya bir yönelim başlar.

Bu dönemin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

1- Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış dildeki sadeleşme çama.arı aralıksız olarak sürmüştür.

2- Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış gerçekçi bir anlayış güdülmüştür.

3- Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.

4- Şiir, roman, hikaye ve tiyatro gibi türlerde önemli gelişmeler olmuştur.
Devamını Okuyun »

Kategorisi: Edebiyat - Türkçe | Yorumlar »

Ünsüz Benzeşmesi

Mayıs 14, 2008

Türkçede süreksiz yumuşak harflerle başlayan ekler, sert ünsüzlerden sonra gelirse sertleşir. Buna ünsüzlerin benzeşmesi denir.

ÖrnekÇekiçten çıkan kıvılcım neredeyse benzini tutuşturacaktı.

Erikçi son eriğini de tarttı.

Aradığı belgeyi çöpte buldu.

Babası ona kâğıttan bir kuş yaptı.

Tümcelerde altı çizili sözcüklerin sonuna ulanmış eklerin asılları “-den, -ci, -de, -dan”dır. Ancak bu ekler, tümcelerde çekiç, durak, çöp ve kâğıt sözcüklerinin sonlarında -ten, -çi, -te ve -tan biçimine girmiştir. Eklerdeki bu değişmelere sözcüklerin sonlarındaki süreksiz sert ünsüzler (ç, k, p, t) neden olmuştur. Bir başka deyişle süreksiz sert ünsüzlerin (ç, k, p, t) sonuna gelen yumuşak ünsüzler (b, c, d, g) sertleşmiştir. b, p’ye; c, ç’ye; d, t’ye; g de k’ye dönüşmüştür.
Devamını Okuyun »

Kategorisi: Edebiyat - Türkçe | Yorumlar »

Fuzuli - Su Kasidesi

Mayıs 14, 2008

Su Kasidesi Fuzûlî’nin meşhur kasidelerinden biridir. Aruzun “fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün” kalıbıyla yazılmıştır. Redifi “su” olduğu için bu şekilde adlandırılır. Fuzûlî bu kasidesini Muhammed’i övmek amacıyla yazmıştır. Kaside üstün bir lirik söyleyiş ve sanatlı anlatımıyla Türk Edebiyatı’nın büyük şairlerinden Fuzûlî’nin bir söz şaheseridir.

Divan şairleri umumiyetle fikirlerini bir beyitte sona erdirirler. Fuzuli bu eserinde 31. beyitle 32. beyiti birbirine bağlıyor. İki beyitte de mahşer günü bahis konusudur. O gün insanlar Tanrı’ya hayatlarında yaptıkları iyi ve kötü işlerin hesabını verecekleri için büyük bir telaş ve heyecan içinde olacaklardır. O gün Muhammed kendisini sevenlere şefaat edecektir.

Devamını Okuyun »

Kategorisi: Edebiyat - Türkçe | Yorumlar »