Üniversiteye Hazırlık Skeci Örneği
343186″> Üniversiteye Hazırlık Komik Skeç
Üniversiteye hazırlık la ilgili skeç örneği
Üniversiteyi hedefleyen bir gençle bu yolun başında, koşmadan yorulan bir gencin karşılaşması ve kıyaslanması üzerine
Mustafa: Nerde kaldı bu kız da ya! İşte geliyor> Şimdi bununla tanışmak farz oldu> (Ellerini kaldırır>) Hey büyük Allah’ım! (kızı göstererek) Böyle güzellikleri yaratıyorsun ve bana haber vermiyorsun> Oluyor mu yani? (Kıza bakarak) Allah Allah, bu bir insan olamaz yahu> Bu, başka türlü bir yaratık olmalı> Hayır hayır, bu kesinlikle bir insan olamaz> Ya benim şimdiye kadar gördüklerim insan değildi ya da bu, insan değil> Ortada bir terslik var> Ulan yoksa ben mi insan değilim? (telefon çalar) Hayret bir şey! (Telefonu açar>) Alo! Ha aslanım, şu anda iz üstündeyim> Birisiyle tanışmak üzereyiz> Daha tanışmadık> Kız tanışmak için can atıyor da ben soğuk davranıyorum> O şimdi karşımda> Tren bekliyor> Buradan tren geçmiyor mu? Ben de biliyorum> Zaten ben dolmuş bekliyorum> Daha tanışamadık da evlenince balayına Kanarya Adaları’na gitmeyi düşünüyoruz> Tabi, o da kabul ederse> Herhalde üniversite sınavına hazırlanıyor, görünüşü öyle> Duyuşum, fazlaca inekmiş, ama ben onu evcilleştiririm> Sen dolmuşçuya söyle, geç gelsin> Yok yok, hatta bir yerde kaza falan yapsın, hiç gelmesin> Görüşürüz…
Mustafa: Siz de mi dolmuş bekliyorsunuz?
Kız: Evet>
Mustafa: Aman Allah’ım, bu konuşabiliyor> Konuşuyor, konuşuyor!
Kız: Efendim, anlamadım>
Mustafa: Ben de dolmuş bekliyorum> Ne güzel, ikimiz de bir dolmuşu bekliyoruz> Dolmuştaki şansa bak> İnşallah bu dolmuş iyice dolmuştur da bizi almaz>
Kız: Dolmuş çok gecikir mi? Dershaneye geç kalacağım da>
Mustafa: Yok, birazdan gelir> Bizim dolmuşun şoförü kör de dolmuşu yandaki adam kullanıyor> Onun için biraz geç geliyor>
Kız: İlginç, o nasıl oluyor öyle?
Mustafa: Valla, ben de bilmiyorum, öyle duydum> Siz de mi Eminönü’ne gidiyorsunuz?
Kız: Hayır, ben oraya gitmiyorum>
Mustafa: Öyle mi, ne tesadüf> Ben de oraya gitmiyorum> Nereye gidiyorsunuz?
Kız: Niçin sordunuz?
Mustafa: İzninizle ben de oraya gideceğim de>
Kız: Ben dershaneye gidiyorum>
Mustafa: Dershaneye mi ne güzel! Dershaneyi bitirince ne olacaksınız?
Kız: O ne demek?
Mustafa: Bizim arkadaşlar dershanenin birine yıllardır gidiyorlar ve üstelik hala aynı sınıftalar>
Kız: Dershane bizim için bir basamak> Amacım, iyi bir üniversiteye girerek geleceğe güvenle bakmak>
Mustafa: Üniversiteyi bitirenler hep boş geziyorlar ama> Boş gezmek için üniversite bitirmeye gerek yok> Bak, ben üniversite bitirmediğim halde gayet boş gezebiliyorum>
Kız: İyi bir üniversiteyi veya iyi bir bölümü bitirenler boş gezmiyorlar> Siz nerde okuyorsunuz?
Mustafa: Ben liseyi bitirdim>
Kız: Üniversite sınavına girdiniz mi?
Mustafa: Evet girdim> Üstelik kazandım bile>
Kız: Nereyi kazandınız?
Mustafa: Açıköğretim Fakültesini kazandım> Ama babam uzak diye göndermedi>
Kız: Benimle dalga geçmeye çalışıyorsunuz herhalde!
Mustafa: Hayır, dalga geçtim bile>
Kız: Öyle mi? Senin adın Zeki mi?
Mustafa: Evet ama o göbek adım> İsterseniz tanışalım> Çünkü adını bilmediğim bir insanla evlenmemi kimse benden bekleyemez, değil mi? Ayrıca, benim adım “Musti”, ama siz kısaca “Mustafa” diyebilirsiniz>
Kız: (Biraz bekler, şaşırmıştır>) Bir dakika sayın “kısaca Mustafa Bey”, evlilikle ilgili söylediklerinizi tam anlayamadım da>
Mustafa: Tabi, kusura bakmayın> Evlilik ağzımdan kaçtı> Eeee, balayı diyecektim evlilik dedim> Balayına Kanarya Adaları’na gideriz, olmaz mı? Ben gittim, pek beğenmedim ama senin için bir daha giderim>
Kız: Siz ne evliliğinden bahsediyorsunuz? Kiminle balayına gidiyorsunuz?
Mustafa: Seninle> Ama gitmek istemiyorsan ben de gitmem>
Kız: Bakın “kısaca Mustafa Bey”, ne demek istiyorsun anlamıyorum, ama iki dakika önce görüştük, tanışmıyoruz bile> Sen evlilikten bahsediyorsun>
Mustafa: Niye, ne var ki? Zaman bunu gerektiriyor> Siz gazete okumuyorsunuz herhalde> Bakın millet akşam tanışıp evleniyor, sabah boşanıyor> Üstelik bunlara sanatçı deniyor> Bizim onlardan ne eksiğimiz var? Üstelik fazlamız var> Mesela ben lise mezunuyum>
Kız: Haklısınız da ben kendime onları örnek almıyorum> Benim ideallerim var> Onları gerçekleştirmekten başka bir şey düşünmüyorum>
Mustafa: İdealleriniz var demek? Çok iyi, sizin idealiniz ne acaba?
Kız: Benim idealim fizikçi olmak>
Mustafa: Çok güzel> Bu fizikle ancak fizikçi olunur zaten>
Kız: Sizin işiniz gücünüz yok mu Allah aşkına?
Mustafa: Şu anda aslında çalışıyorum ben>
Kız: İşiniz ne?
Mustafa: Babamın parasını yemek>
Kız: Aaa! Siz de geleceğe boş gözlerle bakanlardansınız herhalde> Bir amacınız, idealiniz yok>
Mustafa: Olur mu ya! İdealim var>
Kız: Neymiş o?
Mustafa: Babamın ölmesini bekliyorum> O ölünce mirasa konacağım> Sonra da gel keyfim gel!
Kız: Çok boş birisiniz>
Mustafa: Evet çok boşum> Zaten birisini arıyorum> Ha, adınızı söylemediniz>
Kız: Etiketler önemli değildir>
Mustafa: Olur mu canım? İsminizi bilmezsem cep telefonunuzu ne adıyla kaydedeceğim? “Sapık” diye kaydedemem herhalde> Konuşmayız, sürekli mesajlaşırız> O daha ucuza gelir>
Kız: Benim cep telefonum yok> İhtiyacım da yok>
Mustafa: Yapma ya, ne kadar üzücü bir durum>
Kız: Bu dolmuş da nerde kaldı?
Mustafa: Dolmuşu ne yapacaksınız ki? Gelmese de olur> Ne güzel konuşuyoruz>
Kız: Hayır, siz salak salak konuşuyorsunuz, ben de dolmuş gelinceye kadar dinliyorum>
Mustafa: Şu anda tanışmış olmamız gerekiyor, ama hala olmadı>
Kız: Niye tanışmış olmamız gerekiyormuş ki?
Mustafa: Bütün Türk filmlerinde öyle oluyor da onun için> Ama bir eksik var> Siz hızlı hızlı gelirken çarpışacağız> Sonra elinizdeki kitaplar yere düşecek, onları birlikte toplayacağız> Bu şekilde tanışmış olacağız> Bu kısım eksik, istersen çarpışalım>
Kız: Allah’ım çattık belaya ya! Nerde kaldı bu dolmuş?
Mustafa: Dolmuş kaldı bir yerde zor gelir artık> İstersen bir şiirimi okuyayım sana> Şiir benim ha, kendi ellerimle yazdım>
“Ellerinde kitaplarla dolmuş beklersin,
Dertlerime yenilerini eklersin>
Babam ölsün de gör>
Seni hemen alıp kaçarım>”
Sonu pek uymadı, ama neyse, her güzelin bir kusuru vardır>
Kız: Allah’ım kafayı yemeden şu dolmuş gelseydi>
Mustafa: Sıkıldın herhalde> Sana bir şiir daha okuyayım>
Kız: Allah aşkına artık tamam!
Mustafa: Ama bu şiir benim değil, büyük bir İngiliz şairin>
Kız: (Şaşırır) Öyle mi? Oku bakalım>
Mustafa: “Good evening
Welcome to BBC news
And now today’s”
Nasıl güzel, değil mi?
Kız: Şiir bu mu?
Mustafa: Evet>
Kız: Bu, İngilizce: “İyi akşamlar, BBC haber bültenine hoş geldiniz> Şimdi bugünün haberleri>” demek>
Mustafa: Yok ya! Demek yanlış şiiri ezberledik> Bu şiiri komşunun radyosundan duymuştum>
Kız: Allah’ım bana sabır ver! Nerde kaldı bu dolmuş?
Mustafa: Sıkıldınız herhalde> Neyse zamanla alışırız birbirimize>
Kız: Ne alışması ya? Sizinle bu dünyada bir daha karşılaşmamak için öbür dünyaya, hatta cehenneme gitmeye bile razıyım>
Mustafa: Valla, oraya da gelirim>
Kız: Allah aşkına yeter! Nerde kaldı bu dolmuş ya?
Mustafa: Sonuç olarak benim hakkımda edindiğiniz izlenim nedir?
Kız: Bak kardeşim, sizi tanımıyorum, tanımak da istemiyorum, ama sizin hakkınızda edindiğim izlenim şu: Eğer siz dünyaya daha önce gelmiş olsaydınız “aptal” kelimesi sözlüklerde olmazdı>
Mustafa: O niye?
Kız: Çünkü “aptal” kelimesi hiçbir insana senin kadar yakışmaz>
Mustafa: Sen bana aptal demeye çalışıyorsun, ama yazık, üzüldüm yani>
Kız: Allah Allah, bu dolmuş nerde kaldı?
Mustafa: Ne yapacaksın dolmuşu? Ne güzel muhabbet ediyoruz> Ha, senin baban ne iş yapıyor?
Kız: Ne yapacaksın?
Mustafa: Benim babam senin babanı döver de onun için sordum>
Kız: Benim babam komiser>
Mustafa: Yok ya! Gerçekten mi? Zaten benim babam da cumhurbaşkanıdır kendisi>
Kız: İstersen araştır bak>
Mustafa: Hadi ya! Desene sert kayaya çarptık> Başımızı belaya sokmayalım bari> Allah Allah, nerde kaldı bu dolmuş ya!
İlgili yazılar:
- Üniversiteye Hazırlık (Skeç – Komedi)
- Millet Malı Skeci
- Millet Malı – Tiyatro Skeci
- Üniversiteye ek yerleştirme Eylül’de
- Güzel Sanatlara Hazırlık Kursu ( yetenek sınavlarına hazırlık resim kursu )
- Çanakkaleyle İlgili Skeç Örneği
- Bitmeyen Kavga Çocuk Skeç Örneği
- Tombala – Skeç Örneği
- Berberlik Mesleği İle İlgili Skeç Örneği
- Dünyanın En Komik Tiyatroları
- Veli Toplantısı Konulu Piyes Örneği
- Görgü Kurallarıyla İlgili Skeç Örneği
- ilköğretim haftasıyla ilgili drama örneği
- Kurtuluş Savaşında Hazırlık Dönemi
- İstiklal Marşı’nın Kabulü Orotoryo Örneği